eylemce

25/2/2009 -


yok YorumYorum yaz!Bağlantı

20/7/2008 - ......

   Blogcuda ortaya çıkan bir takım sorunlar nedeniyle .................................

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

19/7/2008 - Aydınlık gelir bulur ellerimizi,yüzümüzü....



türküler avutur artık düşlerde çarpar yüreğimiz
bir karanlık uykudan uyandığımızda
aydınlık gelir bulur ellerimizi, yüzümüzü
yar gülümser uzaklardan''
                                           Sadık  Gürbüz
yok YorumYorum yaz!Bağlantı

17/7/2008 - Zaman...

      "Sana büyük bir sır söyleyeceğim zaman sensin"/l.aragon 


Aşağıda okuyacağınız yazı zamanla değişecek:) 
      




      İnsanın  varlığı zamanı anlamlı kılıyor elbette.
''İnsanlar büyüdükçe  günler kısalırlar''diyor Yılmaz Odabaşı,

''Kendi masalında seni hak eden
kendi dinine peygamber
kendi imanıyla sarhoş
kendi devrimine hükümlü
gümüşü karartan
matematiğin bile baş edemediği bir sonrasızlıkta
aslında olmayan
ya da hep varolan bu gerçekliğin
asi bir ırmak
serinliğinde
yüzümüze döküldüğü
yeniden
yeniden
yeniden
küllerinden doğan
zamanlar...  ''
 ''dan bahsediyor Temel Kurt


''
... içerde on yıl on beş yıl
                       daha da fazlası hattâ
geçirilmez değil
                  geçirilir
                  kararmasın yeter ki
                  sol memenin altındaki cevahir.''


Nazım Hikmet'in ''hapisteki zaman'' hakkındaki  satırları
veee işte Murathan Mungan ''Tanınmış Zaman''ı 
''zaman seni şimdi tanıdım
her şeyi kaybettikten sonra ''


Geçip giden zamanları bir yerlerde bulmaktan söz ediyor bir şarkı '
'
Zaman durdu sözünle''diyor bir diğeri
''yaşayanların üzerine bir kâbus gibi çöken*''zamanların da durmasını ister mi insan ya da hiç yaşanmamış olmasını?peki zamanla silinir  ve unutulur mu her şey?belkide ''sadece birazcık zaman'' istemek aslında ''hiç bir zaman''anlamına geliyor.''Zaman tüneli''nden söz edilir çocukluğumdan beri ;bilimin bir zamanlar masal olanları gerçekleştirdiğini gördkçe .Masal kavramı da sözlükten kalkacak sanki... 
 Zaman=süreç midir dedim.İşim yok ya sözlüğe baktım.Değilmiş,10 tane zaman tanımı var sözlükte.Anlaşılan bu tanımları bulmakta da zorlanmışlar aralarında tutarsızlıklar var .
      

2 YorumYorum yaz!Bağlantı

16/7/2008 - Sakla Yamalarını Kalbim

gozyasi-5.jpg
ne gül
ne yarın!

gül,
küle karılmış günlerin tortusunda
yarın,
vurulmuş yatıyor bugünün avlusunda

sakla yamalarını kalbim...

insanlar büyüdükçe günler kısalırlar
günlerimiz gibi aşklarımız da
yittikleri duraklarda kalırlar

sakla yamalarını kalbim...

kendini bıçak gibi ışıyan yeni güne bağışla
yürü, arkana bakma, ama umursa
bazen anılara en çok yakışan elbise
birkaç damla gözyaşıdır unutma...

 
YILMAZ ODABAŞI

 
1 YorumYorum yaz!Bağlantı

15/7/2008 - aŞK......

          
ve sana soylemek istedigim en guzel soz :
henuz soylememis oldugum sozdur...

nazim hikmet - 1
946
2 YorumYorum yaz!Bağlantı

14/7/2008 - Birbirimize ihtiyacımız var...*

Yazan:oya | Tarih: 11/7/2008
Konu: Yürek te hep uzağa daha uzağa gitmek var...

Ama ne İKARUS kadar yükseğe
Ne de Theseus kadar cesarete gerek var
Bizim en uzaklarda bile
Birbirimize ihtiyacımız var...

1 YorumYorum yaz!Bağlantı

11/7/2008 - Özdemir Asaf'tan...


Uzağa değil usta
hep öteye gitti
yalnızlığı ondandır
özdemir asaf

5 YorumYorum yaz!Bağlantı

9/7/2008 - Hayat Bir Masalsa....

Bir Masalda Türkü 

Gözlerini kapasan hafifçe
Süzülür bakışların aralıktan
Bir savaşı sürdürür kendince
Bir savaş ki yalnızca güzellikten
Bir savaş ki aşar gider usulca

Kaç akşama dayandı yüzyıllarca
Sevindi gün boyu gündüzden
Ne büyük savaşçılar geldi geçti
Her akşam bir umuttan sessizce
Her akşam bir direnç yaratabilen
- Ezginin Günlüğü

2 YorumYorum yaz!Bağlantı

9/7/2008 - Destek

Geleceği karanlığa gömmek için;
yok etmeye çalıştıkları umudun,

her zaman bir yerlerde yine yeniden yeşereceğini bir kez daha kanıtlayan
'' BURSA ÖĞRENCİ DERNEĞİ''üyesi gençlerimizi kutluyor
ve çalışmalarını destekliyorum.
http://www.odedernegi.com/
Eylemce

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

8/7/2008 - ...

SON ŞİİRİM

Elim birine değsin,
Isıtayım üşüdüyse
Boşa gitmesin son sıcaklığım!


19/11/ 1991
Rıfat ILGAZ



                                                 öyle yakıyor ki içimi güneşin
                                                 kalbime düşüyor gölgen 
                                                  kavını eskitiyor temmuz 
                                                                ../../......         
                                                         Temel KURT

1 YorumYorum yaz!Bağlantı

7/7/2008 - Umut


''Her türlü hayvani duyguların doğurduğu adiliklerin meydana getirdiği tabakanın bu kadar bereketli ve besili olması o kadar önemli değil.Bunun için berrak ,sağlıklı bir yaratma gücü,iyilik ve insanlık duyguları fışkırıyor.Bunlar  da insanda daha güzel ve insancıl bir yaşantının umudunu doğuruyor''Maksim Gorki
*******************
Yazan
:atesinsesi | Tarih: 7/7/2008
Konu: sevdiğin dizeleri bırakıyorum gelinciğe,kıymeti bilinir bilirim


ben,
altın dili,
her sözü
ruhu dirilten,
bedeni yeniden doğuran,
diyorum ki size:
en küçük toz tanesi bir canlının
değerlidir benim yaptığım ve yapacağım her şeyden!

mayakovski
1 YorumYorum yaz!Bağlantı

6/7/2008 - Bir tatlı huzur...

Uzun zamandır blogcudayım.Bu aralar  ne faydası olduğunu şimdilik anlayamadığım bazı bakım çalışmalarından dolayı erişimde zorluk çekiyoruz.Şunu farkettim ki.. burada bir tatlı huzur buluyorum.Atesinsesi'nin tutkulu ,umutlu sesini duymak,Asi'nin yaşanmışlık kokan Asi'ce öykülerini  bir türkü tadında dinlemek,Sokaklarda'nın konuşmasının hangi anında sokak ağzına dönüşeceğini bilemediğim  başkaldırışı;Öyküm'ün bir garip sitemle  kelimeleri  dizişini;Uygarradikal'in sorunlara  çözüm yolları sunup fikirlerin tıkanmasını engellemesini;benim gibi ....sessizce gelip  yazılarımı okuduğu gibi sessizce(sessizce olmasını istemesem de ) giden yolcuları seviyorum.Elbette kendisiyle barışık olmayan bazı kişilerin benimle(aslında kendileriyle) kavga etmeye çalışmalarını ve  varlıklarını kabul ediyorum.Bununla birlikte ..... yaşarken sorgulamalarım sonunda geride bıraktığım fikirlerde kaldıkları ''durağanla gelişen arasındaki* farkı     gösterdikleri için ve insanın kendi gelişimi için öncelikle istekli ve sorgulayıcı olması gerektiğine inandığım için...onlara zaman ayıramıyorum ...ama olsun burada olmak hoşuma gidiyor.
      Diğer taraftan karanlıklardan korkuyorum çocuklar gibi,çocuklarımız için korkuyorum.On yıl sonrası(belkide yalnızca bir yıl da yeterli)hayatı görebilmeyi isterdim.Satrançta bir sonraki hamleyi bile göremeyen ben için kocaman bir istek bu  biliyorum.Çok fazla okuyan ve yaşayarak öğrenen ,hayatı doğru ve aydın bir bakışla yorumlayabilen arkadaşlarımın bu tahminini rahatlıkla yapabileceğini biliyorum ve kimbilir belki...

......................
 
bekle beni küçüğüm
umudu karartmadan
sevinci yitirmeden bekle
döneceğim bir gün elbet
mapusane türküleri
hüzünlüdür biraz
belki her dinleyişinde
yüreğin burkulmakta
için sızlamaktadır
ama acılara alışılmaz
birşeyler var değişecek
birşeyler var
değiştirmemiz gereken
önce acılardan başlanacak
beş on yıl dediğin
pek kolay geçmeyebilir
üstelik bu savaş
bu kahredici kıyım
bitmeyebilir daha uzun süre
ama sen sahip çıkarak
yaşama ve sevince
bekle beni küçüğüm
acılar bitecek bir gün
sevgiler çiçek açacak
........
kış kıyamet bir gün
bakarsın çıkıp gelmişim
varsın azgınlaşsın tipi
ve uğuldayadursun
dışardaki rüzgâr
sakın şaşırma küçüğüm
üşümüş bir serçe gibi
titremesin ellerin
apansız çıkıp geleceğim
kış kıyamet de olsa bir gün
uğuldayan bu rüzgâr
bu delice yağan kar
ürkütmesin seni
direnmektir artık
bekleyişin öbür adı
sen türküler söyle
ve gülümse küçüğüm
çünkü sesinin
ırmağıyla yeşerecek
hasretin bozkırları
bekle beni küçüğüm
umudu karartmadan
sevinci yitirmeden bekle
döneceğim bir gün elbet
bekle beni küçüğüm

AHMET TELLİ
(Çağdaş TÜRKÜ)

4 YorumYorum yaz!Bağlantı

4/7/2008 - İnşallaha kalırsa....

Gerçekten  çok amatörce planlanmış senaryolar gün ışığına çıkıyor.Düşünüyorum da  10 ytl ye kendine dua ettiren cehaleti oldukça  ,halka  bu senaryoda seyirci rolünden  fazlası düşmeyecek ve  kazanmak için her yolun geçerli olduğu  bu boks maçında tarafların yapacağı hangi hatanın  sonucu belirleyeceğini kestirmekte güç.Bu  maç bilindiği gibi  tarafsız olmayacak ring dışından şapkasında yıldızlar olan  zatlar  maçı yönlendirmek için büyük çaba sarfediyorlar  ve sarfedecekler.Ama hani şu meşhur fıkradaki gibi her işi allaha bırakıyor insanımız.''inşallaha kalırsa......''                       eylemce
3 YorumYorum yaz!Bağlantı

3/7/2008 - im nin aLu ( cennetin kapıLarı kapaLı )

im nin aLu ( cennetin kapıLarı kapaLı )

 

unutma , unutma , asLa unutma

tüm hayatın hep bir imtihandı

ruhun çatLamış oLsa da

açık oLan kapıyı buLacaksın

 

kaLbimi özgür bırak

ve konuştur beni

cenneti ve yıLdızLarı getir

dünyaya benim için
1 YorumYorum yaz!Bağlantı

2/7/2008 - Nelere Alıştık

Sivas katliamının üzerinden 15 yıl geçti. Dinci gericilik siyasi alanı fethetmekle kalmadı, toplumsal yaşamı bildiği gibi dönüştürdü.

http://haber.sol.org.tr/mansetler/872.html


************
KARİKATÜRLER MİZAH HABER SİTESİNDEN ALINTIDIR
*************************
ERCAN AKYOL
"SİVAS" İÇİN ÇİZDİ


Ercan Akyol'un 2 Temmuz 2008'de Milliyet'te yayınlanan karikatürü

CİHAN DEMİRCİ

"SİVAS" İÇİN ÇİZDİ

HİLMİ ŞİMŞEK
"SİVAS" İÇİN ÇİZDİ


MUSTAFA BİLGİN
"SİVAS" İÇİN ÇİZDİ
1 YorumYorum yaz!Bağlantı

2/7/2008 - Sivas(Bırak Bağırsın: Küle Dönen Akkor/AdemTok)

Sevgili Oğul !

Gazeteciler randevu isteyince önce korktum ;
ola ki senden ‘rahmetli’ diye söz ederler.

Meğer bugün Anneler Günü’ymüş. Hani , hep ünlü bir işadamının, ya da milletin anasını ağlatan bir politikacının annesini seçerler ya , bu kez yarışın kulvarını değiştirmişler. Bu yıl Sivas’ta yobazların yaktığı tüm çocukların analarını seçmişler “Yılın Annesi” .

Hasret’im biliyor musun? Sana sormadan bunları anlattım diye bana kızmadın ya? En sevdiğin arkadaşlarından Kadir’le Ali Rıza çok ısrar ettiler. Dayanamadım konuştum.

Bak Oğul! Sana sormadan bir iş daha yaptım. 2 Temmuz’dan bu yana açamadığım odana da girmelerine izin verdim. Ben bakamadım sırtımı döndüm , kardeşin Güler’le Kadir gezdirdiler odanı. Biliyorum sen odana el sürülmesine hatta toplanmasına bile kızardın. Ben görmedim, ama el sürmediler hiçbir şeyine. Kitaplarına ve resimlerine bakmışlar sadece, rahat ol. Fotoğrafta çektiler Hasret’im. Sen gittin gideli üzerimden çıkarmadığım siyah elbiselerimle ‘iyi çıkmam’ dediysem de dinlemediler. Bana kır çiçekleri getirmişler Anneler Günü diye. Sivas’ta senin yanında olan, hani mızıka çalıp eğlendirdiğin çocuklar var ya, onların anaları adına da kabul ettim. Serkan Doğan’ın, Huriye’nin ,Yeşim’in, Muammer’in, ınci’nin, şu ufak oğlanın adı neydi? 11 yaşındaydı hani. Hah hatırladım Koray işte. Onun da anasıyım ben bugün. Hepsinin anasıyım. Madımak Otel’inde kim varsa Asaf’ın , Nesim’inin, Muhlis’le Leyla’nın , adını hatırlayamadığım diğerlerinin. Sen kızmazsın biliyorum oğul. Paylaşmayı seversin. Ana Sevgisinide paylaşırsın.

Hasret yavrum , Anneler Günü’nü kutlamazdık değil mi biz? Yanlış hatırlamıyorum, kutlamazdık. Geçen yıl hariç, oda yine senin muzurluğundan. A oğul, a çocuk, bana çamaşır makinesı alacaksın diye, çok kızdığın Parti’nin gecesine çıkmaya değer miydi? Baban ayın başında nasılsa alacaktı. Eskisini de tamir ettirirdik ne olacak. Bir süre daha idare ederdik. Kim bilir sana nasıl zul gelmiştir o gece çalıp söylemek. Anneler Günü’nü bahane edip o parayla çamaşır makinesi almanız için Güler’e gizlice vermişsin parayı.

Canım oğlum,

Senin gibi şelpeyle güzel bağlama çalan biri hala çıkmadı. Sen ‘Rüzgarın Kanatları’na’ binip gittikten sonra türkülerin dilden dile dolaştı. Bütün sanatçılar senin türkülerini okuyor. Ama çok bozuluyorum biliyor musun? Birçoğu bu türkülerin sana ait olduğunu söylemiyor. Bazı büyük bağlama ustaları da senin müziklerini alıp kendileri bulmuş gibi çalıyorlar. Deli Derviş’i senin gibi çalan yok hala. Sivas’a gitmeden önce ‘Enel Hak’ adında yeni çalışmalar yapıyordun. Yarım kaldı diye üzülme. Arkadaşların o kaseti bıraktığın kadarıyla seni sevenlere ulaştıracaklar. Senin şair yönünü bilmeyenler de yakından tanıyacaklar. Çünkü arkadaşların senin adını sonsuza dek taşıyacak bir kültür merkezi kuruyor. Sinema , Tiyatro, Müzik, Edebiyat ve Folklor alanında araştırmalar ve çalışmalar yapacaklar. şiirlerini de bir kitapta topluyorlar.

Haberin var mı bilmem ? Ankara DGM de görülen Sivas Davası’nı basına kapattılar. ıyice unutturmak istiyorlar herhalde. Başkalarının hafızasından silebilirler Madımak Oteli’nde olanları. Peki ya benim yüreğimden, ya diğer çocukların analarının yüreğinden nasıl söküp atacaklar? Gazeteye niye konuştum biliyor musun? Mahkeme o kara yobazlara ne ceza verir bilmem, halkın vicdanında bir kez daha mahkum olsunlar istedim. şimdilik Hoşça kal yavrum.

Annen Hace Gültekin.

Miyase İlknur , 8 Mayıs 1994 , Cumhuriyet

 UNUTMADIK UNUTTURMAYACAĞIZ...!
**************

Bırak Bağırsın: Küle Dönen Akkor

 

_kaldırdı başını binlere,seslendi: beni bana böylemi gerek..._

yanan yeri
hâlâ tüten bedenleri
madımak dönemini unutma
dün unutturmaya çalışıp
bugun unutsada

yangın öncesi:

_bam teli
_ulama seli

yangın yeri:

ateş
duman
yanık et ve kokusu
ve maddenin çelişkisi
ve çığlık
ve acep yarına..
ve hayreti ve gayreti toyluğun
ve destanı yazılamamışlığın


yangın yerinde biri:

- ısınmış,kavrulmuş camlardan bir yağmur düşünün
işte benim yanıklarım bundan..

yaraları sağıtılan:


- ağlayamadığım için avaz avaz bağırıyorum
dayanamıyor biri o sıra çığlıklarıma ve kulaklarını tıkayıp
acılarımın dindirilip susturulmamı istiyor sağır bir sesle! .

yaraları sağıtan:
- (dönüyor hayretten çıldırana) ‘ko bağırsın,ko bağırsın!
bunlar yaşama tutunabilmenin çığlıkları, bir gün susar
bağıramazsa o zaman daha acıtır bizi..

yangından sıyrılan biri:

- (şaşkındır)
‘bu bir kâbus uyanacaksın
balkona çıkıp kahve falan içip kendine geleceksin’ (diye düşünmektedir..)
her taraf zifiri karanlık,yanık kokusu.duman nerde nefes!
demiş: dışarı çıkayım bir nefes alıp ondan sonra öleyim! .

ölü diye morga kaldırılan:

- tık…tık.tık-tık…tık…eğhhhh…

boş sual eden biri:

- yahu kardeşim işiniz neydi orda!

doğmamış çocuğun türküsü:

- ‘canım oğlum güzel yavrum
gözümün ışıltısı
ölümden ölmekten değil korkumuz..’

doğmamış çocuğa türkü yakan:

gözesinde yangının ağır ağır
ağır ağır ateş hırsızı
düşünmedi
etmedi esirine buyur
alev ağır ağır alev küle döndü
savruldu
gitmek istediği yere
sayısız bedene kalkan ettiği akkor bedeni ve yüreğiyle şaha kaldırdığı
bağlamasıyla
döne döne göklerde semah
ve selamlaya selamlaya tanrılarını alemin..

çıkacak yer olsada çıkamam bu ateşten
bu ateşten çıkmam
aydınlatırım bedendeki yeri göğü çıkmam
çıkmam,çıkmadıkça karanlıklar aydınlığa..

24.06.07
sarıgazi

 

Adem Tok

2 YorumYorum yaz!Bağlantı

30/6/2008 - BEKLE DEDİ




Bekle dedi gitti
Ben beklemedim, o da gelmedi...
Ölüm gibi bir şey oldu
Ama kimse ölmedi...
Özdemir ASAF
3 YorumYorum yaz!Bağlantı

30/6/2008 - Olsun Da Gör

  
Fotoğraf:Phıladelphıa


O gün gelsin neşemiz tazelensin de gör
Dünyayı hele sen bir barış olsun da gör
Seyreyle gülü bülbülü
Çifter çifter aylar gökyüzünde
Her gece ayın on dördü

Kuşlar geçecek damların üstünden
Kuşlar konacak dallara
Kanat seslerini duyup uyanırlarsa
Gene kuşlarla uyusun çocuklar
Olanı biteni anlatma.

Hiç görmediğim şey bu
Kurdun gözü yılmış sürüden
Elmanın yarısı soğuk yarısı sıcak
Ağulu bitkilere dolanmış salkım
Güneşten yağmur boşanacak

Yetsin demir çağının beyliği
Yeni bir gün başlıyor demek
Yeryüzünde korkusuz yaşamak
İki milyar kişiye bir dünya
İki milyar kişiye iki milyar ekmek

Yazık olur bu düş yarım kalırsa
Barış günü insan hakkı yenirse
Köroğlu’nun sözü dinlenmelidir
Sivas ilinin Banaz köyünden
Pir Sultan Abdal dirilmelidir.

Ah günüm yetse görmeye seni
Seni övmeye gücüm yetse
Barış çağı altın çağ
Son ozanı ben olayım bu özlemin
Bu özlem bitse

O gün gelsin neşemiz tazelensin de gör
Dünyayı hele sen bir barış olsun da gör
Seyreyle deli ozanı
Baştan başa sevda batan başa tutku
Dili baldan tatlı.
 Melih Cevdet Anday

1 YorumYorum yaz!Bağlantı

25/6/2008 - ''Hayattan neler öğrendiniz''

Can Dündar'ın ''Hayattan neler öğrendiniz'' sorusuna bir sayfa dolusu yanıtlarını okudum geçenlerde.

Amaa ...ben aynı soruyu oturup yanıtlamaya cesaret edemedim.En zor olan insanın kendisiyle hesaplaşmasıdır ya...korktum.Yanıtlarımın  hoşuma gitmeyeceğini biliyorum.Siz yanıtlayabilecek misiniz peki?Eminim yanıtlarsınız ....

3 YorumYorum yaz!Bağlantı

25/6/2008 - Tek Başına





''Tek  başına kalıyordu bazen insan, gidip yakmıyordu uzak fenerlerin ışığını yemininden dönen Zerdüşt. Dünya uzaktı. Gerçek uzaktı. Devrim uzaktı. Aşk uzaktı. Sen uzaktın. ''



t.kurt
1 YorumYorum yaz!Bağlantı

20/6/2008 - merhaba


 Olmuyor ...denedim ama olmuyor.Blogcudan   vazgeçemiyorum ve ulaşamayınca eksikliğini hissediyorum .Başka yerlerde de iletişim kurabiliriz elbette ama....Burası benim için deniz kıyısında bir çay bahçesi gibi .Bazen hava güneşli oluyor ilerilere dikiyorum gözlerimi pırıl pırıl.Bazen sisten göremiyorum geçen gemileri yalnızlığımı bir bardak demli çay  dalga  ve martı sesleri paylaşıyor.Bazen öfkeli olan ben miyim deniz mi anlayamıyorum. Ama  hep burada  sizinle olmak istiyorum işte 
3 YorumYorum yaz!Bağlantı

19/6/2008 -


 Berkay Derin Pastel Boya Çalışması
yok YorumYorum yaz!Bağlantı

15/6/2008 - ÖSS'yi Protesto

 ''-Sınavın bitmesine yarım saat kaldı çocuklar

-onbeş dakika kaldı

-son beş dakika''

bu uyarıları yaparken bir an kendimi öğrencilerin yerine koydum ve kendimi hiç sevmedim.Bu kabusun içindeki rolümden dolayı nefret bile ettim kendimden.Aslında zavallıların beni gördüğü bile yoktu onlar için bir gölgeydim sanki.

''Bozuk düzen içinde düzgün çark olmaz''Pir Sultan Abdal

Sonra öğrencilerin hepsinin kaderci olamayacağını  birilerinin bir şeyler yapmış olacağını düşünerek haberleri karıştırdım ve bir kaç yerde yapılan eylemler yanında aşağıdaki protesto haberini buldum.

Öğrenci Seçme Sınavı'na (ÖSS) İki Gün kala Bir Grup Genç, Kendilerini Yarış Atına Benzeterek, Veliefendi Hipodromu Önünde ÖSS'yi Protesto Etti. Gençler, Yarış Atı Olmak İçin Türkiye Jokey Kulübü'ne Dilekçe Verdiler.

1 YorumYorum yaz!Bağlantı

15/6/2008 - yağmur altında

bu şehri öyle çok seviyorum ki..
bırakıp gitmeliyim yağmur altında
yağan yağmur değil benim aslında
yağan yağmur değil benim aslında

...............mayıs müzik topluluğu

1 YorumYorum yaz!Bağlantı

15/6/2008 - siste yürümek...


Agaclar sis

her çalı her taş ıssız

ağaçlar duymuyor birbirini

hepsi de yalnız”

                                                                                          hermann hesse

1 YorumYorum yaz!Bağlantı

14/6/2008 - dinmez içimize yıldızlardan yağan yağmur...

 yağmur............

mayıs müzik topluluğu nun gülizar

isimli kasetinden harika bir şarkı. “Güzel ses çirkin ses yoktur; her sesin kendi türküsü vardır” diye yazıyordu Mayıs Müzik Topluluğu’nun kaset kapağında…

 
yüreklerimize ,umutlarımıza ,sevdalarımıza ,sancılarımıza duygularımıza ve ellerimize ...

dinmez durmaz yağar

yağar usul usul

yağar ince ince.....

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

13/6/2008 - Telafisi olmayan durumlar.....

telafisi olmayan durumlar..‏bu hikayeyi birkaç yıl önce okumuştum ,daha sonra arkadaşlarıma aklımda kaldığı kadarıyla anlattım geçenlerde...bugün posta kutuma düşmüş yine siz de biliyorsunuzdur mutlaka ama ...

























1 YorumYorum yaz!Bağlantı

12/6/2008 - yitirilen....

''Her insanın bir öyküsü vardır''derdi bir arkadaşım.Öyküler damla damla birikip zamanla  bir roman oluşur hele birde  kahramanın   yetenekli parmaklarına düştüyse öylesine   akar kağıtlara yolunu bulur  ... o kadar çoşkuyla akar ki bazen mürekebi görünmese de sayfalar ilerler durur   bilen bilir bilmeyen boş sanır hatta  kahramanı bile kitabın içinden kelimelerin döküldüğünü öykülerini kimsenin bilmediğini  görmediğini  yok olduğunu sanır ......yok olduğunu  sanır.....yok olur...geriye ... 

kahramanı olmayan bir roman kalır ......

Kendin kadar aklımdasın
Hala öyle savruk bir gök
Hala öyle yerini yurdunu bulamamış bir mavi
Ve aşkını şaşırmış bir tanrı
Çoğalan sızısıyla mutlu bir yara
Öyle misin mavi gözlü sarı saçlı yoldaşım
Öyle bıraktığım gibi misin
Gerceği yakmada hala usta mısın
Yoksa çırak mı yanerken yalanda
Saçlarıma dolanan aydınlığımsın
Somutlastıramadığım tek imgemsin şiirde
Anlattıkca eksilen tek anlam
Anlattıkca eksilen tek anlam
Hala bıraktığım gibi misin
Yoksa beni bıraktığın gibi mi
Kaç mevsimsiz kar düştü toprağıma
Kaç mevsimsiz kar düştü benim toprağıma
Hala bıraktığım gibi misin


Söyleyen : Umut Altınçağ
yok YorumYorum yaz!Bağlantı

10/6/2008 - Yok Karşılığı Yüzünün(*Cezmi Ersöz)

  

Sesler unutulur mu? ya yüzler ...belkide  aslında aslında ruhunu görmediklerimizi unutuyoruz. Yalnızca ses ve yüzleriyle ne çok insan geçidi oluyor her gün  .Bir seferinde  aynı odada yaklaşık bir ay  birlikte kaldığım bir insanı bir sene sonra hatırlayamamıştım.Sonra düşündüm   mecburi bir paylaşımdı geçmişteki anlarımız.Birbirimizi varlık olarak kabul etmiştik  en azından benim açımdan böyleydi.Sesini ve yüzünü hatırlamıyorum hala.Dünyayı sevginin kurtaracağına inanırken bir insana olan bu ilgisizliğimi açıklayabilir miyim bilemiyorum ama ben nefret  etmemiştim  ve  aramızda kırıcı  hiç bir olay olmadığı gibi hoşluk yaratan bir durum da oluşmamıştı. Ve  unuttum işte.

 

1 YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Bağlantılarım

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

oykum57
oya
asivemavi36
cahit45
kemaloncu
aslan1905
merduranli
atesinsesi
denizsavas
uygarradikal
emeginsanati
manisaemek
alliturnam